Pazartesi - Cumartesi 08:00 - 19:00

Arkadaş uyumu; aynı yaş grubundan çocukların beraber değerli bir zaman paylaşmasının çok önemli bir anahtarı olarak karşınıza çıkar. Birlikte arkadaşlık uyumu geliştirmeyi başaran çocuklar paylaşmayı öğrenir, beraber oyun oynar ve birbirinin kişilik gelişimlerine destek olurlar. Çocuklar değişen teknolojik, ekonomik ve sosyal koşullara uyum sağlamak konusunda zorlanabilirler. Her çocuğun gelişimi ve çevresiyle kurduğu iletişim birbirinden farklı olurken, bu çocukların değişen yaşam koşullarına bağlı olarak arkadaş uyumsuzluğu yaşaması normal kabul edilir. Çocukların sosyal çevrelerinde oluşan durumlara, olaylara gösterdiği olumsuz tepkilere ise ''sosyal uyumsuzluk'' ve ''uyum bozukluğu'' ismi verilir.

arkadas-uyumsuzlugu.jpg

Çocukların benliğinin ve kişiliğinin gelişmesinde arkadaşlık ilişkilerinin çok önemli bir yeri vardır. Çocuğun bir arkadaş grubuna uyum sağlayabilmesi, olumlu benlik algısının gelişmesi, sosyal becerilere sahip olması ve karakterinin sağlam temeller üzerine oturması için olmazsa olmazdır. Çocuklar arkadaşlık hissini yaşayarak aslında bir aidiyet duygusu elde eder. Bunun yanı sıra değer görme hissi kazanırken bunlar özgüven gelişimi için çok önemli etkenler olarak nitelendirilir. Bu yüzden arkadaş uyumsuzluğu konusunda ortaya çıkan sorunların daha fazla ilerlemeden mutlaka çözüme kavuşturulması gerekir.

Çocuk birçok farklı nedenden kaynaklı arkadaşlarıyla ilişki kurma konusunda zorluk çekebilir. Her çocukta gelişim süreci ve çevreyle kurulan iletişim birbirinden çok farklı olduğundan, çocuğun arkadaş edinmesi konusunda yaşadığı uyum sorununa mutlaka dikkat edilmelidir. Eğer çocuk arkadaşlarıyla ilişkilerinde olumsuz tepkiler veriyorsa, sorunun neden kaynaklandığının anlaşılması ve gerekirse terapi sürecine başvurulması tavsiye edilir.

Arkadaş uyumsuzluğu her çocukta farklı bir sebepten dolayı ortaya çıkarken, bu sorunun başlıca nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Aile içerisinde sosyal uyum konusunda sorunların yaşanması,
  • Çocuğun sürekli olarak baskı altında olması,
  • Ailenin çocuğa yeterince sevgi ve ilgi göstermemesi,
  • Aile içerisinde sürekli kavga yaşanması,
  • Çocuğun bedensel bir engelinin olması,
  • Anne baba ve çocuk arasında yaşanan iletişim sorunlarının yaşanması,
  • Çocuğun aile içi istismar, şiddet gibi travmatik olaylar yaşanması,
  • Çocuğun barınma, beslenme ve giyinme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmaması.

Arkadaş Uyumsuzluğu Belirtileri

Bir çocuğun dünyasında ilk 2 yıl en önemli sosyal kaynak anne ve diğer aile üyeleri olurken, 2 yaştan sonra ise dil gelişimiyle birlikte çocuğun sosyal iletişim ağı genişlemeye başlar. 3-4 yaş itibariyle çocuğun akranlarıyla zaman geçirmeye ihtiyacı artar. Çocuk arkadaşları aracılığıyla yeni şeyleri daha rahat şekilde öğrenirken, yine arkadaş sayesinde sosyal becerilerini geliştirir. Ayrıca diğer insanlarla iletişime geçme konusunda arkadaş edinmenin çok önemli bir payı olduğu söylenebilir.

Arkadaşlık kuramayan çocuklar, zorlandığı duygu ve düşünceler karşısında yalnız olmak zorunda kalırken, arkadaş edinen bir çocuk böylece bir gruba ait olduğunun farkına varır ve aidiyet bilinci gelişir. Ayrıca arkadaş bir çocuk için rol model görevini üstlenir. Öyle ki ailenin birçok farklı yol deneyerek, çocuğa edindiremediği bir davranışın kazanımı arkadaş yoluyla kolaylaşabilir.

Arkadaşlık geliştiremeyen çocuklar, özellikle sosyal becerilerin ön plana çıktığı okul ortamında

güçlük yaşar. Diğer yandan erken yaşlarda sosyal girişim konusunda zorluk çeken çocuklar, ergenlikte ve yetişkin olduklarında daha fazla zorlukla karşı karşıya kalabilir. Bu çocuklar bir gruba uymayı, paylaşmayı, empati yapmayı diğer çocuklara göre daha geç öğrenir. Ayrıca daha alıngan, geri planda kalan, özgüvensiz ya da aşırı benmerkezci çocuklar olabilir. Arkadaş uyumsuzluğu yaşayan çocukların aidiyet duyguları gelişmez ve iletişimi başlatarak devam ettirmekte zorlanırlar.

Erken yaşlarda arkadaşlık kuramayan çocuklar, ilerleyen yaşlarda doğru kişilerle arkadaşlık kurma konusunda çok daha fazla sorun yaşarlar. Sosyal becerileri gelişen, çevresiyle etkin şekilde iletişim kurabilen çocuklar arkadaş seçimlerinde genel olarak kendilerine benzeyen kişileri tercih eder. Arkadaş seçimlerinde benzer fikir ve isteklere sahip oldukları, benzer yaşantı ve kültürden geldikleri kişilere yönelme eğilimi ise daha fazladır. Ayrıca çocuklukta arkadaş seçimi, genel olarak aynı cinsiyetten akranlarla oluşur.

Çocuklarda arkadaş uyumsuzluğu oluştuğunun belirtileri şu şekildedir:

  • Çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynamaktan kaçınması,
  • Sıklıkla yalan söylemesi,
  • Çevresinde bulunan insanlara bağırması,
  • Çocuğun sürekli sinirli bir tavır içerisinde olması ve öfke patlamaları yaşaması,
  • Başka insanların eşyalarını çalma eğiliminde olması,
  • Sürekli birileriyle yarış içerisinde olması,
  • Okula karşı ilgisiz olması,
  • Aşırı özgüvenli ya da özgüvensiz olması,
  • Utangaç, korkulu ya da endişeli bir ruh hali içerisinde olması arkadaş uyumsuzluğu belirtisi olarak kabul edilebilir.

Arkadaş uyumsuzluğu yaşayan çocuklarına anne ve babası, onlarla iletişim kurarken ilk olarak sakinliğini korumalıdır. Çocuğa hiçbir şekilde bağırmamalı ve iyi davranış sergilediklerinde ödüllendirilmelidir. Anne ve baba çocuğunun davranışlarını dikkatli bir şekilde gözlemleyerek öğrenmeli ve çocuğa yapabileceği görevler vermelidir. Çocuk asla bir başka arkadaşı ya da kardeşi ile kıyaslanmamalıdır. Çocuğun okul hayatına devam etmekte zorlandığı tespit edilirse, özel eğitim kurumlarına başvurarak eğitimine devam etmesi sağlanmalıdır. Bu konuda anne babanın olumsuz bir tavır sergilemekten kaçınması ve alanında bir uzmandan destek alması tavsiye edilir.

Arkadaş Uyumsuzluğu Tedavisi

Arkadaş edinemeyen çocuklar; arkadaşlık ilişkisinin çocuğun duygusal, sosyal ve psikolojik gelişimine sağladığı katkılardan mahrum kalır. Her ne kadar bir çocuğun ilk arkadaşı aile üyeleri olsa bile, arkadaş 3-4 yaş itibariyle çocuk için çok değerli bir hale gelir. Arkadaşlar, tıpkı aile gibi erken çocukluk yıllarından itibaren çocuğun gelişimi konusunda çok önemli bir konumda yer alır.

Doğru arkadaşlarla beraber olmak çocuğun gelişimi olumlu yönde etkilerken, yanlış arkadaşlıklar ise olumsuz anlamda etkiler. Ayrıca doğru arkadaş seçimi kadar, arkadaşlık ilişkisini sağlam temeller üzerine kurmak da çok önemlidir. Çocuğun sosyal becerilerinin yeterince gelişmesi, uyum ve işbirliğine açık hale gelmesi çocukların arkadaş edinmesini kolaylaştırır. Arkadaş edinemeyen çocuklar ise çok önemli bir gelişim desteğinden mahrum kalır ve duygusal olarak da zedelenebilir.

Günümüz şartlarında şehir yaşamının yaygınlaşması ile çocukların doğal yollardan sosyalleşebilmesi zorlaşmıştır. Çocuklar arkadaş edinebilmek için kurslara, okullara ihtiyaç duyar hale gelmiştir. Ayrıca bazı çocuklar ise aile gözetiminde parklarda, sosyal etkileşim alanlarında arkadaşlık kurabilir. Evde bir kardeşin olmaması, anne babanın çalışarak çocukla yetersiz vakit geçirmesi, sosyal paylaşım alanlarına erişimin çok zor olması çocukların arkadaşlık ilişkisi kurulmasını zorlaştıran etkenler olarak sıralanabilir.

Arkadaş uyumsuzluğu tedavisinde çocuğa terapi desteği verilerek arkadaşlık ilişkilerinin güçlendirilmesi hedeflenir. İlk olarak çocuğun neden olumsuz bir davranış sergilediğinin sebepleri analiz edilir. Sonrasında ise çocukta olumsuz davranışlara sebep olan durumlara dair bir tedavi planı oluşturulur. Çoğunlukla bilişsel davranışçı terapi uygulanarak, çocuktaki olumsuz değerlerin olumlu hale getirilmesi sağlanabilir. Bu sayede çocuğun aile ve sosyal ilişkileri zaman içerisinde düzelmeye başlar.

Daha küçük yaş aralığında olan çocuklara oyun terapisi desteği verilerek çocuğun okul ve sosyal çevresinde arkadaşlık ilişkisi kurması sağlanır. Oyun terapisi desteği ile çocuklar çok daha etkin bir tedavi programına dâhil edilir. Oyun terapisinde ayrıca çocuğun sosyalleşme konusunda etkili ve sağlam adımlar atması sağlanır.

Çocuğun okul hayatına devam etme konusunda zorluk yaşaması halinde, rehber öğretmenden görüş alarak özel eğitim veren kurumlarda eğitimine devam edebilmesi sağlanmalıdır. Anne babaların böyle bir durumla karşılaştığında bilinçli bir davranış sergilemesi; çocuğun daha sosyal, özgüvenli ve girişken bir yetişkin olması yolunda emin adımlar atmak anlamına gelir. Bu yüzden anne babanın çocukların arkadaş edilebilmesi konusunda iyi bir gözlemci olması ve bir sorun fark ettiğinde hemen önlem alması gerekir.

Teta Clinic; söz konusu arkadaş uyumsuzluğunda özel eğitim desteği olduğunda üst düzey kalite standartlarında hizmet anlayışına sahip profesyonel bir kurum olarak karşınıza çıkar. Uzun yıllardan süregelen çalışma tecrübesi ile kişiye özel destek ve terapi programını hayata geçiren Teta Clinic büyümeye ve gelişmeye devam eder. Sizde çocuğunuz için yuva sıcaklığında bir özel eğitim merkezinde kaliteli tedavi programlarını tercih etmek istediğinizde Teta Clinic web sitesini ziyaret edebilir ve iletişim numaralarımızı kullanarak alanında uzman ekibimizle irtibat kurabilirsiniz.

İletişim Formu
Tüm Hizmetlerimizle ilgili Detaylı Bilgi İçin Bizimle İletişime Geçin...
Teta Klinik