Obsesif kompulsif bozukluk, kişinin isteği dışında ortaya çıkan ve tekrar eden dürtüler, düşünceler ya da zihinsel görüntüler yaşaması ve bunların oluşturduğu kaygıyı azaltmak için bazı davranışları ya da zihinsel eylemleri tekrar etmesiyle karakterize olan bir ruhsal sağlık sorunudur. Günlük konuşmalarda ‘’takıntı hastalığı’’ olarak da bilinen obsesif kompulsif bozukluk; sadece düzenlilik, titizlik ya da temizlik isteğinden ibaret değildir. Düşünce ve davranışlar kişinin kontrol etmekte zorlandığı bir döngü içerisine girerek günlük hayatı olumsuz yönde etkileyebilir.
OKB belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı kişilerde temizlik ve bulaşma kaygısı olarak kendini gösterirken; bazı kişilerde ise hata yapma korkusu, kontrol etme, düzen ihtiyacı ya da istenmeyen düşünceler olarak görülebilir. Bu yüzden obsesif kompulsif bozukluk değerlendirilirken belirtilerin içeriğinden çok kişinin hayatındaki etkileri, oluşturduğu sıkıntı ve ne kadar sık tekrar ettiği göz önünde bulundurulur.

Obsesif kompulsif bozukluk, kişinin günlük hayatındaki farklı alanları olumsuz yönde etkileyebilir. Tekrar eden düşünceler ve bunlara karşı geliştirilen davranışlar zaman alındığında okul, iş, aile hayatı ve sosyal ilişkiler üzerinde farklı zorluklar ortaya çıkabilir. Örnek vermek gerekirse; kişi kapının kilitli olup olmadığını defalarca kontrol etme ihtiyacı hissedebilir ya da ellerini yıkama davranışını gerekli olduğundan daha uzun süre sürdürebilir.
Bu noktada önemli olan davranışın tek başına varlığı değildir. Her insan zaman zaman bir şeyi kontrol edebilir, temizliğe daha fazla özen gösterebilir ya da zihninde rahatsız edici düşünceler gelebilir. Obsesif kompulsif bozukluk durumunda ise bu düşünce ve davranışlar tekrar eder hale gelebilir, kişinin kontrol etmesini zorlaştırabilir ve belirgin sorunlara sebep olabilir.
Bu yüzden OKB nedir sorusunun cevabı sadece ‘’takıntılı düşüncelere sahip olmak’’ olarak verilmelidir. Obsesyon ve kompulsiyonları ortaya çıkardığı döngünün kişinin hayatını ne derece etkilediğini de göz önünde bulundurmak çok önemlidir.
Obsesyon nedir sorusunun en basit cevabı, kişinin istemeden zihnine gelen ve tekrar eden şekilde ortaya çıkan rahatsız edici dürtü, düşünce ya da zihinsel görüntülerdir. Kişi bu düşünceleri yürütemeyebilir ve bunların ortaya çıkardığı huzursuzluk ya da kaygıdan dolayı zorlanabilir. Örneğin; mikrop bulacağına dair yoğun bir endişe, yakının zarar göreceğine dair istenmeyen düşünceler ya da hata yapmış olabileceğine dair sürekli kuşku obsesif düşünceler arasında yer alabilir.
Kompulsiyon nedir sorusu ise söz konusu olan bu düşüncelerin oluşturduğu sıkıntıyı azaltmak ya da korkulan durumun gerçekleşmesinin önüne geçmek için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemler üzerinden açıklanabilir. Kapıyı defalarca kontrol etmek, ellerini tekrar tekrar yıkamak ya da belli bir düşünceyi zihninde tekrar etmek bunlara örnek olarak verilebilir.
Bu iki kavram birbiriyle alakalı olsa bile aynı anlama gelmez. Obsesyon daha çok istemsiz düşünce, dürtü ya da zihinsel görüntülerle; kompulsiyon ise bunlara cevap olarak ortaya çıkan tekrarlayıcı davranış ya da zihinsel eylemlerle alakalıdır.
‘’Aklıma sürekli kötü düşünceler geliyor, bu OKB’mi?’’ sorusunun cevabı ise tek başına bu düşüncelerin varlığı üzerinden verilemez. İstenmeyen düşünceler farklı durumlarda da ortaya çıkabilir. Değerlendirmede düşüncelerin sıklığı, kişide oluşturduğu sıkıntı, kontrol edilmesindeki güçlük ve kişinin günlük hayatına etkisi gibi unsurlar göz önünde bulundurulur.
Obsesif kompulsif bozukluk belirtileri farklı şekilde ortaya çıkabilir. Yaygın şekilde karşılaşılabilecek belirtiler arasında şunlar yer alır:
Bu belirtilerin içeriği kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aynı zamanda bir kişide birden fazla obsesyon ya da komplikasyon türü ortaya çıkabilir.
Günlük hayatta düzenli olmak istemek, dışarı çıkarken kapıyı bir kez daha kontrol etmek, eşyaları belli bir sırada tutmak ya da bazı düşünceleri zaman zaman takılmak tek başına obsesif kompulsif bozukluk anlamına gelmez.
Değerlendirmede bir davranışın ne kadar sık tekrar ettiği, kişinin bunu kontrol etmekte zorlanıp zorlanmadığı, günlük hayatı ne ölçüde etkilediği ve ne kadar sıkıntı oluşturduğu çok önemlidir. Örnek vermek gerekirse; kişinin kapıyı kitlendiğinden emin olmak için bir kez kontrol etmesi günlük hayatın olağan bir parçası haline gelebilir. Ancak aynı kontrolün tekrar tekrar yapılması ve kişinin bu durumundan dolayı okula, işe ya da sosyal hayata zaman ayıramaması farklı bir değerlendirme gerektirebilir.
Bu yüzden kişinin kendisini sadece tek bir belirti üzerinden değerlendirmemesi; ihtiyaç duyduğunda bir uzmandan profesyonel görüş alması çok önemlidir.
Obsesif kompulsif bozukluk çocukluk, ergenlik ve yetlinkinlşik döneminde görülebilir. Belirtilerin ortaya çıkış şekli, yaş ve kişinin gelişim dönemine bağlı olarak farklılık gösterebilir.
Çocuklarda bazı kaygılar ya da tekrar eden davranışlar gelişimsel özelliklerle alakalı olabileceği için bunların değerlendirilmesi yetişkinlerdeki belirtilerden farklı bir yaklaşım gerektirebilir. Ergenlik döneminde ise artan sosyal, akademik ve duygusal yüklerle beraber bu belirtileri daha belirgin hale gelebilir.
Yetişkinlik döneminde obsesyon ve kompulsiyonlar ilişkiler, iş hayatı, ev yaşamı ve sosyal aktiviteler üzerinde etkili olabilir. Her yaş aralığında bu belirtilerin değerlendirilmesi kişinin yaşadığı güçlüklerin niteliği ve günlük yaşam üzerindeki etkisi mutlaka dikkate alınmalıdır.
Obsesif kompulsif bozuklukla ilgili doğru bilinen yanlışlar şu şekilde sıralanabilir:

Obsesif düşünceler ya da tekrar eden davranışlar kişinin günlük hayatını belli oranda zorlaştırmaya başladığında profesyonel değerlendirme düşünülebilir. Özellikle düşünceleri kontrol etmekte zorlanma, iş ya da okul hayatının aksaması, kompulsif davranışların uzun zaman alması ve sosyal ilişkilerin etkilenmesi dikkat edilmesi gereken durumlar arasında yer alır.
Kişinin davranışlarının aşırı ya da gereksiz olduğunu fark etmesine rağmen bunları durdurma konusunda zorlanması profesyonel değerlendirme için önemli bir sebep olabilir. Bunu yanı sıra yoğun sıkıntı, kaygı ya da günlük işlevlerde belirgin değişiklik yaşanması durumunda mutlaka bir ruh sağlığı uzmanında destek alınası gerekir.
OKB için psikolojik destek süreci kişinin yaşadığı belirtilerin ve günlük hayatındaki etkilerin değerlendirilmesi ile başlayabilir. Uzman kişinin düşünce ve davranışlarını, bunların hangi durumlarında ortaya çıktığını ve hayatını nasıl etkilediğini detaylı olarak ele alabilir. Yapılan değerlendirme sonucunda kişinin ihtiyaçlarına uygun bir destek programı oluşturulabilir.
OKB tedavisi kişiye göre değiştirilebileceği için tek bir yaklaşım herkes için aynı şekilde uygulanmaz. Psikoterapi başta olmak üzere farklı tedavi seçenekleri uzman değerlendirmesi sonucunda ele alınabilir. Ayrıca bazı durumlarda psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç tedavisi gündeme gelebilir. Teta Klinik bünyesinde de obsesif kompulsif bozuklukla alakalı yaşanan güçlüklerin profesyonel bir değerlendirme çerçevesinde ele alınması hedeflenir.
Obsesif kompulsif bozukluk istemsiz ve tekrar eden düşünceler, dürtüler ya da zihinsel görüntülerle bunlara yanıt olarak ortaya çıkabilecek tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerle seyreden bir ruhsal sağlık sorunudur.
OKB belirtileri arasında yoğun bulaşma veya kirlenme kaygısı, tekrar tekrar kontrol etme, aşırı kuşku, düzen ihtiyacı, istenmeyen düşünceler, sayma ya da zihinsel olarak belli eylemleri tekrar etme durumları bulunabilir. Bu belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Hayır. Günlük hayatta zaman zaman ortaya çıkan takıntılı düşünceler ya da tekrar eden davranışlar tek başına OKB olduğu anlamına gelmez. Kontrol edilebilirlik, sıklık, oluşturduğu sıkıntı ve günlük hayatta etkisi değerlendirme aşamasında önemlidir.
OKB için farklı psikolojik ve tıbbı tedavi yaklaşımları söz konusudur. Hangi yöntemin daha uygun olduğu kişinin ihtiyaçlarına ve belirtilerine göre bir uzman tarafından değerlendirilir.
OKB belirtileri konusunda psikiyatrı ya da klinik psikoloji alanında çalışan bir uzmandan profesyonel değerlendirme alınması gerekir. Gerekli görülmesi durumunda farklı uzmanlık alanları arasında işbirliği yapılması mümkündür.
Evet. Obsesif kompulsif bozukluk çocukluk döneminde de görülebilir. Çocuklarda tekrar eden davranışların ve kaygıların değerlendirilmesinde gelişim dönemi göz önünde bulundurulmalıdır. Ebeveynlerin endişe duyduğu durumlarda çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmandan görüş alınmasında fayda vardır.