Sınav dönemi, çocuk için geleceğini etkileyen kritik bir dönemdir. Bu dönemde sınav kaygısı yaşamak çok normaldir. Ortaokula, liseye ve üniversiteye hazırlanan çocuklarda sınav stresi yaygın bir durumdur. Bu süreçte çocuk kendini yalnız hissetmek istemez. Ailesinden destek bekler. Bu yüzden sınav döneminde ebeveyn tutumu çok önemlidir. Sınava hazırlanan çocuğa yaklaşım elbette olumlu yönde olmalıdır. Çünkü baskı, motivasyonu düşürerek sınav kaygısının artmasına neden olur. Çocuk, çalışma sürecinde hedefini tutturma konusunda kaygı duyabilir. Çocuktan mükemmeliyeti beklemek yerine, elinden geleni yapmasının yeterli olacağı hissettirilmelidir. Sınav döneminde aile desteği, çocuğu güvende hissettirir. Aile ne kadar pozitif yaklaşırsa çocuk bu süreci daha rahat geçirir. Sınav kaygısında ailelerin çocuklara ve sürece yaklaşımı birçok şeyi değiştirme gücüne sahiptir. Bu konu hakkında bilinçli davranmak gerekir.

Sınav döneminin çocuklar üzerinde pek çok etkisi vardır. Sınavın türüne göre etkisi değişebilir. Örneğin yazılılarda çocuklar daha rahat olabilir çünkü bu genellikle büyük bir zorluk olarak görülmez. Ancak ortaokul, lise ve üniversiteye hazırlık dönemlerinde sınav kaygısı yükselir. Çünkü burada geleceği belirleyen durumlar söz konusudur. Gideceği okul, alacağı puan çocuk için başarının anahtarıdır. Çocuk, bu dönemde diğer dönemlere göre daha yoğun ders çalıştığı için bunalabilir. Sosyalliği ister istemez kısıtlanır. Uyku düzenini ders çalışma düzenine göre ayarlamak durumunda kalır. Evde yapacağı aktiviteler bile ders çalışma programına göre şekillenmeye başlar. Çocuk, bir hedef belirler. Bu hedefe ulaşması için belli bir puanla, belli bir sıralamaya girmesi gerekir. Başarısız olmaktan korkmak, istediği puanı alamazsa ne yapacağını bilememek gibi duygular yaşar. Sınav kaygısı, normal düzeyden fazla olduğunda çocuğun performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Daha başarılı olabilecekken sınav stresinden ve heyecandan istediğine ulaşamayabilir. İşte bu yüzden çocuklarda sınav stresi yönetilmesi gereken bir süreçtir.
Sınav sürecinde ailelerin çocuklara ve sürece yaklaşımı çocuğun stres seviyesini büyük oranda etkiler. Bu yüzden aile içi iletişim güçlü olmalıdır. Sınav kaygısı yaşayan çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun cevabını bilmek gerekir. Öncelikle çocuğu anladığını hissettiren yani empatik bir iletişim sergilenmeli. “Seni anlıyorum, bu süreçte zorlanıyorsun.”, “Haklısın, yoğun bir dönem.”, “Kaygılarını anlıyorum, seni destekliyoruz.” gibi cümlelerle onun gözünden konuşmalısınız. Çocuk, bu cümleleri duyunca ailesinin onun yanında olduğunu hisseder. Anlaşıldığı için kaygısının normal olduğunu bilir ve bu onu rahatlatır. Çocuğunuza hayatın sınavdan ibaret olmadığını anlatın. Önemli olan onun emek vermesi ve gayret göstermesidir. Çocuk, ailesinden bu desteği görünce daha çok motive olur ve ders çalışma arzusu doğar. Ona rehberlik ederek süreci takip edin. Hangi noktalarda eksiği olduğunu bilin. Öğretmenleriyle görüşerek çocuğu boğmayacak, hedefi için uygun ders programını iş birliği içinde hazırlayın. Molalarda beraber eğlenerek onun rahatlamasını sağlayın. Sınav döneminde aile desteği, sınav stresini azaltma yollarının en güzel seçeneklerindendir.
Sınav döneminde ebeveyn tutumları değişkenlik göstermektedir. Bazı aileler çocuğuna baskı uygular, sıkı çalışmasını ister. Bazı aileler çocuğuna güvenir ve sorumluluk bilincini aşılar. Bazı aileler ise bu süreçte çok serbest davranır ve ilgilenmezler. Bu süreçte aileler, hatalı davranabilir. Bunun nedeni ise sınav kaygısı yaşayan çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun cevabını bilmemekten kaynaklanır. En büyük hatalardan biri çocuğa baskı uygulamaktır. Belli bir puanı, okulu ve mesleği diretmek çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biridir. Çocuk zaten sınav döneminde kaygı yaşar ve üstüne bu eklenince istemeyerek ve korkarak ders çalışır. Baskı sonucu, tepki olarak ders çalışmama eylemi de görülebilir. Tam tersi ailesini memnun etmek için gerektiğinden fazla ders çalışma durumu da olabilir. Her iki sonuç da olması gerekenin dışındadır. Çocuk, kendi istediği hedefe ulaşmaya çalışmalıdır. Elbette, ailenin fikirleri çok kıymetlidir. Ancak aile sadece rehber olmalıdır. Çocuğun yerine kararlar vererek hayatına müdahale etmemelidir.
Ailelerin en sık yaptığı hatalardan biri de çocuğu sınav döneminde fazla kısıtlamaktır. Çocuğun bu süreçte dengeli bir şekilde eğlenceye de ihtiyacı vardır. Odasına kapanıp sadece ders çalışmasını istemek doğru bir davranış değildir. Çocuktan çok yüksek puan beklemek, başarılı olduğu halde ondan daha fazla şey beklemek de yanlıştır. Özellikle başkalarıyla kıyaslamak en büyük hatalardandır. “O, şu kadar puan almış, sen alamadın.”, “O, burayı kazanmış, sen başaramadın.” gibi söylemler çocuğun özgüvenini doğrudan etkiler. Yetersiz hisseden çocuk, bu duygularla verimli ders çalışamaz. Hem sınav kaygısı artar hem performansı düşer. Sınava hazırlanan çocuğa yaklaşım bu şekilde olmamalıdır. Peki, çocuk gerçekten düşük puan alıp hedefini gerçekleştiremediğinde ne olur? Çocuğa başarısız etiketi yapıştırılmamalıdır. “Biz, senin için neler yaptık.”, “Çalışsaydın başarırdın.”, gibi cümlelerle onu kırmak yanlış olur. Elinden geleni yaptığını söyleyerek moral vermek doğrusudur.
Kaygı, dışarıya yansıyan ve belirtileri olan bir durumdur. Sınav kaygısının da aynı şekilde bazı belirtileri vardır.
Gibi belirtiler sınav kaygısının arttığını gösterir. Sınav öncesindeki kaygı sürece yayılır ve uzun sürelidir. Sınav tarihi yaklaştığında bu kaygı yoğunlaşır. Sınav anı ise kaygı kendini bedene yansıyarak gösterir. Sınav sonrasında ise kaygı devam eder. Çocuk, soruları yanlış yaptığını düşünebilir. Sınav beklediği gibi geçmeyebilir. İşaretlediği soruları kontrol etmekten korkar. Ailesine nasıl geçtiğini söylemekten çekinir. Yani çocuklarda sınav stresi, üç farklı aşamada kendini gösterir.

Sınav kaygısında ailelerin çocuklara ve sürece yaklaşımı olumlu yönde olursa çocuğun kaygısı olabildiğince azalır. Sınav döneminde aile desteği şu şekilde olabilir: Çocukla yeterli düzeyde ilgilenmek gerekir. Süreç takip edilmelidir ancak çocuğu sıkmayacak şekilde olmalıdır. Sosyal aktivitelere müsaade edilmeldir. Ancak ders çalışma ile dengeli olmalıdır. En baştan belli başlı kurallar aile ve çocuğun iş birliği ile belirlenebilir. Aile, sınav döneminde çocuk ile vakit geçirmelidir. Ona değer verdiğini, yanında olduğunu hissettirmelidir. Öğretmenleriyle iş birliği içinde olmalıdır. Nasıl ders çalışması gerektiği, nasıl bir program hazırlaması gerektiği rehber öğretmenle birlikte hazırlanmalıdır. Ders programında molalara yer verilmelidir. Molalar, çocuğunuzun zihnini rahatlatacak aktiviteler olmalıdır. Bazen çocuğunuz tek başına kafa dinlemek isteyebilir, bazen molalara siz eşlik edebilirsiniz. Örneğin çocuğunuzla hava almaya çıkabilirsiniz. Güzel bir yemek yiyebilirsiniz, sohbet edebilirsiniz. Çocuğunuzun fiziksel hareketi kısıtlanmasın diye ufak egzersizler yapmasını sağlayabilirsiniz. Odağını dağıtmayacak şekilde ve temiz içerikli olması şartıyla bir şeyler izlemesine müsaade edebilirsiniz. Sınav stresini azaltma yolları aile içinde bu şekildedir.
Sınav kaygısı, uyarıcı etkisi ile normal düzeyde her çocukta olmalıdır. Bu sayede çocuk, sorumluluk bilinciyle ders çalışır ve göstermesi gereken performansı sergiler. Ancak bazı durumlarda sınav kaygısı, olması gerekenden fazla olur. Çocuğun bu süreci kötü geçirmesine neden olur. Panik atak geçirmesine, psikolojik olarak mide ve bağırsak ağrılarına yol açabilir. Bu durum sınav döneminde, deneme sınavlarında ya da gerçek sınav öncesinde/anında yaşanabilir. İleri düzeyde sınav kaygısı çocuğun yalnızca eğitim hayatını değil, tüm hayatını etkileyerek travma kalabilir. Sınav kaygısı bu durumlarda ciddiye alınmalıdır ve bir psikologla birlikte yol izlenmelidir. Eğer çocuğunuzda bu belirtiler varsa ve sık tekrar ediyorsa uzman desteği alabilirsiniz. Kliniğimizdeki psikologlar, sizlere destek olmaktan mutluluk duyacaktır. Detaylı bilgi ve sorularınız için bizlere ulaşabilirsiniz.